Posts Written ByMiskot

İLK KULLANIMDAN İTİBAREN BEYAZLATAN DİŞ MACUNU, IPANA PERFECTION! Türk toplumu genel olarak çayı sever derler ama ben kahveciyim. Sanırım bu alışkanlık bana Amerika’da okula gittiğim dönemlerden yadigar…  Keşke oradan bana kalan kahve değil de, günde iki kez spor yapıyor olma alışkanlığım olsaydı… Ama hep zararlı şeyler keyif verir ya insana, bendeki de o hesap. Güne bir bardak sade neskafe içmeden kesinlikle başlayamıyorum ve en az 5-6 bardak nescafe, 2 fincan da Türk kahvesi içerek günümü tamamlıyorum. Akşama doğru hafif bir kalp çarpıntısı ve lekelenmiş dişlerden nasibimi alıyorum. Bu gidişata bir son vermem lazım biliyorum, en azından sağlığım için… Ama dişlerime…

Evimizde en fazla vakit geçirdiğimiz terapi alanlarımız; mutfağımız ve banyomuzdur. Bu sebepledir ki; en fazla bu alanları, içinde kendimizi rahat ve yaratıcı hissettiğimiz keyifte bir hale getirmek ister, farklı ve öznel fikirlere başvurarak; arasıra ruhunu feng shui’leriz. Öncelikle tarafsız olamayacağım ahşap dokulu ürünlerin yaydığı natürel algı ve bistro etkisi yaratan samimi enerji; son yıllarda mutfaklarımıza bol miktarda enjekte edilmekte ve özellikle ahşabın tezgahta ya da büyük bir ada ünitesinde kullanılmasıyla; hem daha az gösterişli, hem de çok daha kaliteli bir görünüm elde edilmektedir. Islak zemin dekorasyonunda yeni trend, popülerliğini ironik yönlülüğünden alırken; feyz alınan endüstriyel tercihler, çok daha zevk ürünü…

Kahverengi eşittir; sabahları kokusu mutfaktan yatak odasına kadar yayılan ve uyku halinizden, sizi bir tek onun çıkartmayı başarabildiği kahvenin rengidir. Kahverengi eşittir; endorfinin paketlendiği ve ”benim mutlulukla kocaman bir ilgim var” pankartıyla ağzımızda eriyen çikolatanın rengidir. Nötr renk ailesine ait Kahverengi; toprağın,sonbaharın, naturelliğin rengidir. Kırmızı, sarı, mavinin karışımı olan ve çok farklı tonları içeren bu renk; mavi ve sarıdan zihinsel odaklanma yetisini alırken, kırmızıdan da enerji uyaranlarını alır. Ruhsal dinginlik, kararlılık, istikrar ve belirgin bir durağanlığı temsil eden kahverenginin sıcak tonları, ”doğallık her zaman güzeldir” sloganı ile iç ısıtan ve konforlu bir atmosfer etkisi yaratırken; koyu tonları, toprak rengi oluşundan…

Size bir kelime söyleyeceğim, sizden de bana aklınıza ilk gelecek şeyi söylemenizi isteyeceğim. Hazır mısınız? Peki hala, işte söylüyorum. ”ÇİKOLATA” ve aklınıza ilk gelen şey de; ”MUTLULUK”.. Yanılıyor muyum Adına çikolata denilen ve bizi endorfin müptelası yapan, diyet listelerinin bir numaralı oyunbozanının kökleri tam 3.000 yıl öncesine dayanmakta. Kimin, ne yaparken ya da ne yapmaya çalışırken akıl ettiği hakkında en ufak fikrimizin olmadığı; ama bahsi geçen bu yüce insanın bu sayede; özellikle de biz kadınların kalbine giden yola neonlu, ışıklı tabelalar yerleştirdiği, yüzyılın en kalorisi görmezden gelinen buluşudur; ”çikolata”. Kakao tohumlarının işlemden geçirilmesi ile elde edilen çikolata, eski zamanlarda şifa…

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor. Dudakları kapatarak gülümsemek Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak…

Polisiye edebiyatının; gri hücrelerinin çalışma şekline hayran olduğumuz ölümsüz kraliçesi Agatha Christie’ nin doğumunun 125. yılı şerefine, 23-24 Ekim tarihlerinde Pera Palace Hotel Jumeriah’ ta ”Kara Hafta” etkinliği düzenlendi. Etkinliğin onur konuğu Agatha Christie Vakfı Başkanı ve aynı zamanda Christie’ nin torunu olan Mathew Prichard ile yapılan söyleşi sayesinde; tüm dünyada romanlarının iki milyardan fazla satması ile, Shakespeare’ in kitapları ve İncil’ den sonra ”en çok satanlar” reyonunda yerini alan, Poirot ve Miss Marple’ ın yaratıcısı hakkında, merak edilen ve gizemini koruyan her şeyi olmasa da pek çok şeyi öğrenme şansımız oldu.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...