Browsing CategoryGenel

İLK KULLANIMDAN İTİBAREN BEYAZLATAN DİŞ MACUNU, IPANA PERFECTION! Türk toplumu genel olarak çayı sever derler ama ben kahveciyim. Sanırım bu alışkanlık bana Amerika’da okula gittiğim dönemlerden yadigar…  Keşke oradan bana kalan kahve değil de, günde iki kez spor yapıyor olma alışkanlığım olsaydı… Ama hep zararlı şeyler keyif verir ya insana, bendeki de o hesap. Güne bir bardak sade neskafe içmeden kesinlikle başlayamıyorum ve en az 5-6 bardak nescafe, 2 fincan da Türk kahvesi içerek günümü tamamlıyorum. Akşama doğru hafif bir kalp çarpıntısı ve lekelenmiş dişlerden nasibimi alıyorum. Bu gidişata bir son vermem lazım biliyorum, en azından sağlığım için… Ama dişlerime…

Size bir kelime söyleyeceğim, sizden de bana aklınıza ilk gelecek şeyi söylemenizi isteyeceğim. Hazır mısınız? Peki hala, işte söylüyorum. ”ÇİKOLATA” ve aklınıza ilk gelen şey de; ”MUTLULUK”.. Yanılıyor muyum Adına çikolata denilen ve bizi endorfin müptelası yapan, diyet listelerinin bir numaralı oyunbozanının kökleri tam 3.000 yıl öncesine dayanmakta. Kimin, ne yaparken ya da ne yapmaya çalışırken akıl ettiği hakkında en ufak fikrimizin olmadığı; ama bahsi geçen bu yüce insanın bu sayede; özellikle de biz kadınların kalbine giden yola neonlu, ışıklı tabelalar yerleştirdiği, yüzyılın en kalorisi görmezden gelinen buluşudur; ”çikolata”. Kakao tohumlarının işlemden geçirilmesi ile elde edilen çikolata, eski zamanlarda şifa…

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor. Dudakları kapatarak gülümsemek Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak…

Polisiye edebiyatının; gri hücrelerinin çalışma şekline hayran olduğumuz ölümsüz kraliçesi Agatha Christie’ nin doğumunun 125. yılı şerefine, 23-24 Ekim tarihlerinde Pera Palace Hotel Jumeriah’ ta ”Kara Hafta” etkinliği düzenlendi. Etkinliğin onur konuğu Agatha Christie Vakfı Başkanı ve aynı zamanda Christie’ nin torunu olan Mathew Prichard ile yapılan söyleşi sayesinde; tüm dünyada romanlarının iki milyardan fazla satması ile, Shakespeare’ in kitapları ve İncil’ den sonra ”en çok satanlar” reyonunda yerini alan, Poirot ve Miss Marple’ ın yaratıcısı hakkında, merak edilen ve gizemini koruyan her şeyi olmasa da pek çok şeyi öğrenme şansımız oldu.

Bir defa peşinen anlaşalım; aslında ”pazartesi sendromu” diye bir şey yok, Pazartesi’ yi gözümüzde büyütüp, havalara sokan, burnu büyüklük yapmasına izin veren biziz. Şimdi size tanıdık gelecek birkaç ardışık kelimeyi cümle içinde kullanacağım ”eyvah, yine mi Pazartesi?” ya da ”haftasonuna günler var”, en kendinizden büyük bir parça bulacak olduğunuzu sona sakladım; ”keşke bugün Cuma olsaydı”. Arkanıza rahatça yaslanın ve derin bir nefes alın; çünkü size, ağzınızda erimiş çikolata etkisi yaratacak lezzette bir haberim var; Pazartesi’ yi çocukluğumuzun korku filmi serisi Freddy Krueger olmaktan çıkartma ve haftabaşı sendromlarımızı Elm Sokağı Kabusları’ ndan kurtarma vakti geldi.

boomads_620x332-20151812032506023

Şimdi yazının başlığına bakıp hemen uçak, araba, sonsuz para diyeceğimi düşünüyorsunuz biliyorum ama bu sefer başka bir hediyeden bahsedeceğim. Yılbaşı yaklaşırken evde aile üyeleri tarafından gizli gizli işler çevrilmeye başlar. Herkes kendi hediyesini en güvenli yere saklamaya çalışır aynı zamanda diğerlerinin hediyelerini bulmaya çalışır. Bu yıl evde yılbaşı için hediyemi biraz erken buldum. Gardırobun en arkasında hışırdayan bir torba içerisinde hediye saklanırsa olmaz. Neyse ben şu hediye kısmına geçeyim. Daha gelmeyen yılbaşının hediyesi: Oral-B şarjlı diş fırçası. Denemeye çekiniyordum ama hediye gelince keşke daha önce alsaymışım dedim kendi kendime.  Oral-B, profesyonel diş temizleme aletlerinden esinlenerek tasarlamış bu şarjlı diş fırçaları…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...