Browsing CategoryYaşam

Bir defa peşinen anlaşalım; aslında ”pazartesi sendromu” diye bir şey yok, Pazartesi’ yi gözümüzde büyütüp, havalara sokan, burnu büyüklük yapmasına izin veren biziz. Şimdi size tanıdık gelecek birkaç ardışık kelimeyi cümle içinde kullanacağım ”eyvah, yine mi Pazartesi?” ya da ”haftasonuna günler var”, en kendinizden büyük bir parça bulacak olduğunuzu sona sakladım; ”keşke bugün Cuma olsaydı”. Arkanıza rahatça yaslanın ve derin bir nefes alın; çünkü size, ağzınızda erimiş çikolata etkisi yaratacak lezzette bir haberim var; Pazartesi’ yi çocukluğumuzun korku filmi serisi Freddy Krueger olmaktan çıkartma ve haftabaşı sendromlarımızı Elm Sokağı Kabusları’ ndan kurtarma vakti geldi.

İzlediğimiz, hatta izlemediğimiz tüm sağlık programlarına konu olan, diyetisyen, beslenme uzmanı ve de sağlık koçlarının reçetelendirdiği sekmez bir ön madde vardır; sabah uyanınca limonlandırılmış, üfleyerek içeceğimiz bir bardak su. Bilinç altımıza kök salmış bu faydalı tavsiyeyi her ne kadar çikolatanın endorfin salgılamamız ve kocaman gülümsememizde yadsınamaz bir etkisi olduğunu bildiğimiz kadar iyi biliyor olsak da; lezzeti o denli mutlu ediyor olmadığından olsa gerek, bilmezden gelir; yalnızca konusu geçtiğinde, ”güne sıcak su içerek başlamak şöyle iyi gelir, böyle iyi gelir” demekle yetiniriz. İlerleyen cümlelerde hemen söyleyeyim; duymaktan sıkıldığınız, ezberinize yerleşmiş, ”bunu sağır sultan duymuştur” diyeceğiniz satırlar karşınıza çıkmayacak. Ama elbette ki…

Çocukluğunda annesinin; kötü giyinmenin diğer insanlara saygısızlık olacağını söylediği ve bu öğütle kariyer rotasını seneler öncesinden çizerek, 27′ sinde İtalya’ ya giden, Gucci’ nin altın, varaklı kapısını çalıp, uzun süredir inişte olan ve itibar kaybına uğrayan Gucci’ yi küllerinden yeniden yaratan, günde sadece birkaç saat uyuyan, sürekli not defteri elinde dolaşan, sıradan olmayı reddeden, monoton bulan, tasarım mucidi, elegan ve ikonik bir adam; bilinen ismi ile, TOM FORD…

Fransa denildiğinde; Eyfel Kulesi, Notre Dame Katedrali, Şanzalize, Aşk-ı Memnu dizisindeki Matmazel, şarap ve peynir, uçuşan renkli balonlarla, dünyaca ünlü markalar üzerlerinde poz veren modeller, vespalarıyla gezen çifte kumrular, La Vien Roze değildir tek akla gelen; kütüphanenin mimari raflarında, Fransızların dünya literatürüne kattıkları dekoratif, şık ve zarif bir terim de vardır; hele ki English Home’ dan sonra basbaya dilimize dolanan. En belirgin özelliği; zamansız, romantik ve nostaljik bir havasının olması.Hani Fransızların deyişi ile; ”fer forge”…

1964 yılında iki kişi; Mustafa Teviloğlu ve Doğan Gürün biraraya gelerek öyle bir şey yaptı ki; bugün işletme fakültelerinde ”başarı öyküsü” olarak bahsedilip, yüzümüzde heves edilesi bir şaşkınlık ifadesi yaratmayı sonuna kadar hak ediyor. Tüm hikaye; bu iki girişimcinin, Fitaş Pasajında 12 metrekare bir dükkan açıp, dükkana da isimlerinin ilk hecelerinin birleşimi olan ”Mudo” adını vermesi ile başlıyor. Kurulduğu yıllarda dükkanın kapısını aralayanları; hediyelik eşya, plak ve renkli t-shirtler karşılıyordu. Hatta Türkiye’ de ilk baskılı t-shirt satışı da gene bu sözü geçen 12 metrekare dükkan içerisinde yapıldı. 1967 senesi; aynı zamanda kurucu isimlerinden Doğan Gürün’ ün ortaklıktan ayrıldığı seneyi işaret…

Söz konusu eğlenmek, yüksek katlı plazalarda çalışmak ve evlenmek olduğu zaman; Avrupa Yakası’ nın her ne kadar burnu havada ve baskın bir duruşu olsa da, hemen karşısında Anadolu yakası da altta kalmayan ve göz dolduran alternatifleri ile gayet kendinden emin ve rekabetçi. Gel gelelim işin masalsı boyutuna, hani şu aylar öncesinden hazırlıklarına hevesle başlanan, tekrarı olmayan, her bir saniyesi ile tüm dünyanın etrafınızda döndüğünü hissettiğiniz, şımarmanın mübah olduğu, romantik komedi filmlerinden sıçrayıp gelmiş mutlu sonlu düğün gününüze. Tarihi mekan mı, otel mi, kır düğünü mü yoksa kulüp mü diye sizler heyecanlı araştırmalarınıza yön verirken, işte Anadolu Yakası’ nda ikamet edenlerin…

Cemiyet hayatının; elegant şıklğını, hayat tarzına nüfuz ettiren zarif ismi Etel Baler ile teknolojinin iflah olmaz ve dur durak bilmez şişkinliğinin tecrübeli takipçisi, kardeşi Melih Herman’ ın; birlikte hayata geçirdikleri çok taze ve çok moda bir uygulama, Apple store’ larda yerini almış bulunmakta. 48 saatte Apple aplikasyonları arasında en çok rağbet görüp, indirilen ilk 10 uygulama içerisinde telefonlarımıza yerleşen FashionTalks; sosyal platformda, moda ve stil üzerine fotoğrafların paylaşıldığı çiçeği burnunda bir buluş. İkilinin kariyer rotalarını birleştiren unsur; kuşkusuz ki Etel Baler’ in modaya olan ikonist bakış açısı ve de Melih Herman’ ın yurt dışında; Amazon’ da çalışırken tohumlarını ektiği teknoloji…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...