Oje kültürü ile tanıştım tanışalı, geçen seneye kadar kullandığım yegane stil, bıkmadan usanmadan French ti. Tekdüzelikten kurtarmak içinse; altına kimi zaman varla yok arası, kimi zaman baskın mat beyaz, kimi zaman şeffaf naturel ve kimi zamansa soft pink dediğimiz, beyaz taklidi yapan ama kesinlikle pembenin bir tonu olan, renklerle uygulardım. Derken geçen sene ne olduysa, nasıl bir kendimi upload etme anıma denk geldiyse; bir anda ”french” out, ”renkler” in oluverdi. Sanki senelerin acısını çıkartıyorcasına o gün bugündür tırnaklarım kimi zaman romantik, kimi zaman ciddi, kimi zamansa içi içine sığmayası enerjik. Yenilikçi ve denemeci tarafım geçtiğimiz hafta gene rahat durmadı ve beni bu senenin modası olmayı, en çok da oje sürme yeteneğine ihtiyaç yaratmaması ile hak eden, yeni moda french ile buluşturdu. Hele ki bir kaç gün önce Instyle dergisinin sayfalarını karıştırırken, anladım ki french in modifiyeli bu yeni hali meğer senenin ”trend list”ine, gayet simli, parlak ve pratik bir köşesinden girivermiş.

Üç aşamada yeni usul french gurusu haline gelmek mümkün;

1. Pürüzleri gidermek için tırnaklarımızı fırçalıyor ve ardından tamamına iki kat şeffaf, naturel bir bir zemin rengi uyguluyoruz. Bir kaç dakika kurumaya bırakıyoruz.

2. Fırçayı altın rengi ojeye batırıyor ve serbestçe tırnak uçlarımıza sürüyoruz. İşte hikayenin bizi en tavlayan kısmı; her fırça dokunuşunda simetrik oldu mu olmadı mı kaygısına bu noktadan itibaren artık yol veriyor ve lüzumsuz vakit kaybını yürürlükten kaldırıyoruz. Alıştığımız efsanevi french manikürü temiz ve orantılıdır ama 2015 model görünümünde, uçları çok daha kaygısız ve umursamaz. Efektif yönü; hem gündüz, hem de gece için kullanımı ideal olması.

3. ve son aşamada; asetonlu pamukla taşan kısımları silip temizlediğimiz mutlu sonlu görünümde geri sayıma geçiyor, son dokunuşu da bozulmaları önlemek ve altın rengi tırnak uçlarımızı daha da parıl parıl göstermek için cila ile yapıyoruz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...