Bir defa peşinen anlaşalım; aslında ”pazartesi sendromu” diye bir şey yok, Pazartesi’ yi gözümüzde büyütüp, havalara sokan, burnu büyüklük yapmasına izin veren biziz. Şimdi size tanıdık gelecek birkaç ardışık kelimeyi cümle içinde kullanacağım :) ”eyvah, yine mi Pazartesi?” ya da ”haftasonuna günler var”, en kendinizden büyük bir parça bulacak olduğunuzu sona sakladım; ”keşke bugün Cuma olsaydı”. Arkanıza rahatça yaslanın ve derin bir nefes alın; çünkü size, ağzınızda erimiş çikolata etkisi yaratacak lezzette bir haberim var; Pazartesi’ yi çocukluğumuzun korku filmi serisi Freddy Krueger olmaktan çıkartma ve haftabaşı sendromlarımızı Elm Sokağı Kabusları’ ndan kurtarma vakti geldi.
ddaa1fb7a072f3e3dfd66e66acd4c1f3 IMG_80572 healthy-breakfast-foods Smiley_Egg continental-breakfast 46bab28929b75bfbb5c06491bd08cd0a
Çoğumuz ya da ben öyle olduğum için çoğumuz olarak farzediyorum :) ,haftasonu sabah şekerlemelerinden kalan kısa süreli bir alışkanlıkla; Pazartesi sabahı telefonumuzun çalan saatini, her beş dakikada bir erteleyip, bir gıdım daha uyumayı, kahvaltıya tercih ediyor; Pazartesi’ ne olan somurtkanlığımıza daha gözlerimizi açmadan başlıyoruz. İlk kural şu; tıpkı popüler bir beyaz eşya firmasının, çok bilindik reklam sloganında olduğu gibi, Pazartesi’ ye gözlerimizi aşk ile açmamız, yumurtalı, tostlu, en sevdiğimiz kupada kokusu tüm eve yayılan ve içeriğindeki kafein ile beynimizin uyarılmasını sağlayan filtre kahveli ya da limon dilimli, demli çaylı kahvaltımızın bir dakikasından bile ödün vermememiz gerekiyor. Yumurta, kan şekerimizi ve ruh halimizi dengeleyen bir protein zenginidir. Tosttaki karbonhidrat ise beyindeki serotonin hormonu seviyesini artırmaya yardımcı olur.
Pazar akşamı ya da birazcık daha erken uyanmayı göze alabilirsek Pazartesi sabahı, cildimize uygulayabileceğimiz, 1 ölçek şekere (200 gr) 1 damla zeytinyağı ve birkaç damla bergamot esansı ekleyerek hazırlayabileceğimiz canlandırıcı bir peeling ile haftaya dinç bir başlangıç yapabiliriz. Banyoda vücudunuza bu karışımı sürüp, duruladığınızda; kokusuna bayılacaksınız, şimdiden söyleyeyim. Ben de bir dergiden öğrendim :) Buarada bergamot depresyonla savaşmaya ve kan dolaşımını hızlandırmaya yardımcı olması sebebiyle artık keşfedilmiş bir naturel canlandırıcı.
Fruit-Juice jus-frais-aux-trois-fruits (1)
Bir adet kivi, elma ve birkaç havucu sıkıp, içine biraz da limon damlatarak, elde edeceğimiz içecek, gerçek bir depresyon içeceğidir. Kivi, portakaldan daha fazla C vitamini içerir ve C vitamini, kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Elmada, kemikleri kuvvetlendiren floridzin isimli flavanoid vardır. Havuç ise cilt sağlığını korumaya yardımcı güçlü bir antioksidan olan beta karoten bakımından oldukça zengindir. İçeceğinize zencefil ilave ederek biraz daha lezzet ve enerji katabilirsiniz. Katı meyve sıkacağınız yoksa zencefil esansını katkısız hazır meyve suyunuza ekleyebilirsiniz.
Biliyorum çok kıymetlidir kendisi, üzerine titrenilir ancak sadece 30 dakikasını feda edeceğiniz sabah uykunuzdan, tempolu bir yürüyüş ile kaslarınızı gevşetecek, endorfinin sadece çikolatada olmadığını kendinize ispat edeceksiniz :) Burada püf noktası, yorulana kadar yürümemek. Hatta 15 dakika gidiş, 15 dakika dönüş olarak yürüyeceğiniz ve sonrasında da küçük, sevimli, yakın mesafe bir kafede kahvaltı ile tamamlayacağınız bir Pazartesi sabahı; sendroma havasını aldırmak için birebir olacaktır. Biliyorum bu sistemi her hafta uygulamak bir parça fantastik görünebilir ama en azından en ”sendrom”lu olacağına ihtimal vereceğimiz hafta başlarında kesinlikle işe yarayacaktır.
20150206-tea-vicky-wasik-pu-ehr-service afternoon_tea_gaex5 lemon-tea chamomile-tea-for-cancer
İyi hissedeceğimiz bir Pazartesi için bitkiler ve vitaminlerden destek alabiliriz. Örneğin melisa otu hem huzur verir, hem de antidepresan etki gösterir. 1 ml melisa otu esansını 5 ml suya damlatarak günde üç kere tüketebiliriz. B12 vitamini de enerji verir. Böylece kendimizi çok daha dinç ve mutlu hissedebiliriz.
Sendromu baş aşağı etmenin; Pazar akşamından uygulayabileceğimiz, dinlendiren, rehabilite eden bir dipnot formülü daha var. Erken yatmak, depresyonla başa çıkmanın nokta atışı yollarından biridir. Öğle yemeğinden itibaren çay ve kahve içmemeye çalışın ki bunu uygulamak benim gibi bir kahve bağımlısı için biraz ütopik kaçsa da :). Aksi halde içerdikleri kafein bütün gece bize uyku problemi yaşatacak, yatakta bir sağa, bir sola dönmemize sebep olacaktır. Akşamları bitki çaylarını tercih ederek kendimizi rahatlatabiliriz. Sonrasında ise okumaktan keyif alacağımız bir kitapla yatağa girip, fonda da dinlendirici bir müzik çalarak kendimizi; ertesi gün için motive edebiliriz. Uykunuz geldiğinde daha fazla rahatlamak için nefes egzersizleri yapmak da iyi bir seçenek. Bu, rahatlama tepkisi yoluyla parasempatik sinir sistemini harekete geçirecektir. Uyku öncesi ayrıca bu nefes egzersizini deneyebilirsiniz:
● Dizlerinizin ve başınızın altına bir yastık koyarak sırt üstü uzanın. Bu duruş rahatlamanızı sağlayacak ve daha derin nefes almanıza yardımcı olacaktır.
● Ellerinizi bastırmadan karnınıza koyun ve nefes alırken elleriniz kalkacak, nefes verirken inecek şekilde nefes alın.
● Rahatlayana kadar nefes almaya devam edin. 4 saniye boyunca nefes alın ve nefesinizi iki katı sürede verin. Eğer zorlanıyorsanız nefes alıp verme sürelerini kendinize göre ayarlayın. Uykunuz gelene kadar devam edin. Bu egzersiz sayesinde pazartesi sendromunuz yok olacak ve sonraki günlerle başa çıkacak kadar zinde olacaksınız

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...