Posts Tagged“dekorasyon trendleri”

Kahverengi eşittir; sabahları kokusu mutfaktan yatak odasına kadar yayılan ve uyku halinizden, sizi bir tek onun çıkartmayı başarabildiği kahvenin rengidir. Kahverengi eşittir; endorfinin paketlendiği ve ”benim mutlulukla kocaman bir ilgim var” pankartıyla ağzımızda eriyen çikolatanın rengidir. Nötr renk ailesine ait Kahverengi; toprağın,sonbaharın, naturelliğin rengidir. Kırmızı, sarı, mavinin karışımı olan ve çok farklı tonları içeren bu renk; mavi ve sarıdan zihinsel odaklanma yetisini alırken, kırmızıdan da enerji uyaranlarını alır. Ruhsal dinginlik, kararlılık, istikrar ve belirgin bir durağanlığı temsil eden kahverenginin sıcak tonları, ”doğallık her zaman güzeldir” sloganı ile iç ısıtan ve konforlu bir atmosfer etkisi yaratırken; koyu tonları, toprak rengi oluşundan…

Kartımızın yaratıcılık bakiyesinin limitsiz olduğu, yılın ruhuna en çok kırmızı katılmış, sıcacık zencefilli kurabiye kokan 31 Aralık gecesi için; görünürde şık, bütçede ise hesaplı yılbaşı organizasyonuna dair; gelsin bakalım ışıltılı püf noktaları. Aralık ayı denildiğinde ilk akla gelenlerdir; kırmızıya boyanmış aksesuarlar, tabaklar, fincanlar, mumlar, yeni yılla özdeşleşmiş geyik figürleri, şömine karşısında içilen dumanı üzerinde çaylar, orta şekerli bol köpüklüler, sıcacık battaniye altında izlenilen jingle bells jenerikli filmler, ocakta sürekli kısık ateşte duran ve tüm eve yayılan tarçın, elma, portakal kabuklarının mis kokusu ve de Starbucks’ ın 11 ay boyunca sabırla beklenen Toffee Nut Lattesi.

Handenette’ de arama motoruna ”Yılbaşı” yazdığınızda; karşınıza, yanına tik atılacak hayaller listesine, sıfır kilometre bir başlangıç, ama daha da önemlisi çikolataya gerek kalmadan endorfinle dolmamızı sağlayan kırmızıya boyanmış ritüeller çıkacaktır. Yılın 11 ayı mavisinden, yeşilinden, turuncusundan, pembesinden geçilmeyen ve kırmızıya pabuç bırakmayan yaşam alanları; Aralık’la beraber ışık saçan, iç ısıtan kırmızıya dönüşür. Caddeler, sokaklar, vitrinler yılbaşı konseptiyle bizi yeni seneye heveslendirirken; dekorasyon markalarının tematik ürünleri de raflarda en kırmızı halleriyle yerini alır. Artık kaçınılmazdır; yemek takımları, masa örtüleri, şamdanlar, peçeteler, mumlar, biblolar ve daha fazlası; aralarında ağız birliği yapmışcasına tek renktir.

Günlük hayatımızın esgeçilmez, ihmale gelmez bir nefes alması, motive olmasıdır kahve molası. Özellikle de bol koşuşturmacalı ve trafikli bir günün arasında ya da bilhassa sonrasında; her bir yudumunda rehabilite olduğumuz ve hiç bitmeyeninden var mıdır acaba diye menüden baktığımız kahvenin yanında; hele de haz veren, keyiflendiren bir de sohbet varsa, işte o an yüzümüzde kocaman bir Julia Roberts gülümsemesi belirmesi kaçınılmazdır. Artık günümüzün nasıl geçtiğinin ya da nasıl geçeceği kaygısının gram önemi yoktur. Aklımızdan geçenler; içinde bulunduğumuz mekanın fark yaratan dekorasyonu ve burnumuza aramotik kokusu çarpan kahvenin şık sunumuna ilişkin kendi yaşam alanımıza uyarlayabileceğimiz orjinal ve yaratıcı fikirlerdir.

Yılın en romantik, en ışıl ışıl, en içinden kutu kutu aşk çıkan, sürprizli ayıdır Aralık; bazanın altından dekoratif çam ağaçları çıkartılır, mağazaların yeniyıl kırmızısı raflarından zevkle alınan süsler sanki dünyayı kurtarıyormuşçasına itinayla üzerine yerleştirilir, ofis içi hediye çekilişleri yapılır, Starbucks’ ın yılın 11 ayı hevesle beklenen Toffee Nut Latte’ si kalori hesabı yapmadan yudumlanır ve sözleri James Lord Pierpont tarafından yazılıp, bestelenmiş ”Jingle Bells” şarkısı yeni coverlarıyla, gözümüzün etrafında oluşan kırışıklıklar gıdım umursanmadan kocaman gülümseyerek defalarca bıkmadan, sıkılmadan dinlenir. Madem renklerden Aralık kırmızısındayız, o halde yılsonu rehavetlerini büyük bir poşete doldurup, ağzını sıkıca kapatıp, kapıya bırakalım. Gelsin bakalım 2016 model,…

Metrekare başına düşen güneş, kum ve deniz miktarının çok fazla olduğu, hiç bitmesin istediğimiz yaz aylarını geride bıraktığımız, havanın sol gösterip sağdan vurduğu şu günlerde evin en çok rağbet gören köşelerinden masa başı köşesine olan talep okul sezonunun açılmasıyla beraber yeniden artmış, hatta eve iş getirme, dahası işleri evden organize etme alışkanlığımız sayesinde çalışma masamızın evdeki popülerliği toz tutmaz hale gelmiştir. Hele ki çocuğumuz; hayatının kara tahtalı, tebeşirli, harflerle ve sayılarla dolu sezonuna giriş yaptıysa; ona, ilham veren, sevdiği renk tonları ve kişisel beğenilerini göz önünde bulundurarak bir çalışma odası ya da masası hazırlamak birinci vazifemizdir Bu noktada dikkat edeceğimiz…

işine ve hayat seçimine göre yapılan adres değişikliklerinin, özellikle de metropol kentlerde son derece sık rastlanması ve hatta popüler bir kültür haline gelmesiyle beraber; söz konusu dekorasyon olduğunda, evi benimsememizi ve sahiplenmemizi engelleyen, bir dizi kuralları da karşımıza çıkartabilmekte. ilk saniyede aklıma gelen; ev sahiplerinin duvara çivi çakılmasın, zemine dokunulmasın vb. şartları gibi işin cilveli bir boyutu da yok değil. Ancak bu kesinlike yaşam alanımız bizi yansıtamaz, bizi yansıtan bir kişiliği olamaz anlamına gelmez.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...